

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür İstanbul için uyardı: Minimum 7,3'lük deprem geliyor, şakası yok
Elazığ'da 24 Ocak'ta meydana gelen depremi 6 Ekim 2019'da bilen Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul için korkutucu ikazlarda bulundu. "Minimum 7,3 deprem geliyor, şakası yok" diyen Prof. Dr. Görür, bir an evvel önlemlerin alınması çağrısında bulundu.
Son günlerde pek çok bölgede yaşanan depremler, Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, son depremler ve beklenen büyük depreme ilişkin önemli açıklama yaptı.
Cumhuriyet'ten İpek Özbey'in sorularını yanıtlayan Görür, "Ülkemiz bir deprem ülkesi olarak, dünyada ilk 10'un içinde. Endişe etmek yerine olaya bilimsel baktığımızda tecrübemiz de artıyor. Ama tabii bir de afet boyutu var. O zaman da elbette tedirgin oluyoruz. Bu tedirginlikten dolayı da mümkün mertebe topluma, insanlarımıza faydalı olmaya, deprem konusunda bilinçlendirmeye çalışmaktayız. Merkezi yönetimi ve yerel yönetimi harekete geçirme konusunda uğraş veriyoruz." diye konuştu.
"MİNİMUM 7,3'LÜK DEPREM GELİYOR, ŞAKASI YOK"
"Dünyadaki bütün örgütlerin gündeminde İstanbul'un beklediği deprem var" diyen Görür, şöyle devam etti:
"Bütün devlet büyükleri İstanbul'a geldiğinde bunun farkında gelirler. Önlemleriyle gelirler. Bunu NATO da, BM de bilir. Çünkü global projelerle bu ortaya konuldu. Dünyanın pek çok yerine gittik, seminerler verdik, anlattık. Herkes biliyor. Alarm verilmiş, depremini bekleyen bir yerde 'Ayasofya ibadete açılsın mı' tartışmasını yapan insanların önce gelecek olan depremde "Ayasofya da dahil tarihi eserlerimiz ayakta kalır mı kalmaz mı" onu tartışmalarını istiyorum. Biz konunun içerisindeyiz, bilmiyoruz mesela. Bunlar gizli işler midir? Hiçbir yetkili çıkıp, halka "Deprem geliyor, biz önlemlerimizi aldık, tarihi eserleri şu yöntemler ile deprem güvenilir hale getirdik" demiyor. Neden, gizli bir şey mi? Demek ki yapmadıkları için söylemiyorlar. Yaptıkları da göstermelik oluyor. Nitekim, bizlere "Devlet dairelerinin, okulların tümü deprem güvenli hale geldi" dediler. Ne oldu? 5 küsurluk depremde 'güvenilir' dedikleri yapıların çoğu haşat oldu. Minimum 7,3 deprem geliyor, şakası yok. İstanbul gibi yapı stoğunun % 60'ının zafiyet içinde olduğu bir yerde bunun sonuçları çok büyük olacak."
"DEPREM, KANALIN HER YERİNİ TARUMAR EDER"
Beklenen depremin Kanal İstanbul projesine etkisi hakkındaki tartışmalara da değinen Görür, şunları söyledi:
"Kanal İstanbul ile alakalı bir kitap yazıldı. İBB basıyor, son günlerde çıkar. Çok disiplinli bir kitap. Değişik bilim adamlarının bir araya gelerek yazdığı kitabın editörlerinden birisi de benim. Bir kere depremden bağımsız Kanal İstanbul yapılmamalı. Jeolojik açıdan oldukça sakıncalı, tehlikeli, İstanbul'un başında Demokles'in Kılıcı gibi problem çıkartacak, korku içinde yaşamamıza neden olacak bir proje.
Bu kanalın güzergâhı özellikle Çekmece Gölü'nün kuzeyinde Sazlıdere'den başlayıp, Marmara'nın kıta sahanlığına açıldığı yere kadar olan bölge jeolojik olarak tam anlamı ile anormal tehlikeli ve riskli yerler. Deprem olmamasına rağmen kaymalar, heyelanlar oluyor. O bölgedeki arazi stabil değil, şu an için bile kayıyor. Depremde haşat olur buralar. İkincisi bu Kanal İstanbul'un Marmara'ya açıldığı kıta sahanlığında deniz araştırmalarında gördük. Bizden önce de arkadaşlarımız yapmış oldukları incelemelerde canlı faylar olduğunu gördüler. Bu fayların boyutlarını tam olarak araştıramadık ama canlı oldukları kesin. Olası bir depremde bu faylar harekete geçmek sureti ile kanalın Küçükçekmece'ye kadar olan her yerini tarumar eder. Bundan kaçış yok. Heyelanlar, bu faylar tarafından aşırı tetiklenebilir. Kaldı ki büyük bir tsunami tehlikesi var. Tsunami bu kanala girdiği zaman, o sırada kanalın içinde gemi falan var ise onu da sürükler götürür ve bir yerlerde taşıdığı malzemelerle kanalı tıkadığı an orada bir barajlanma olur. Bütün kanalın etrafını deniz basar. Bir daha da orayı kurtaramazsın." Kars Haber



































Yorum Yazın